İstanbul’da Terör Saldırısı: ‘Şehit Sayısı 38’e Yükseldi’

İstanbul’daki Kazıda 1400 Yıllık Kalp ve Depresyon İlaçları Bulundu

Susurluk: Nüfusunun İki Katı İnsan ‘Tost’una Mola Veriyor

Başbakan Yıldırım ve Bahçeli Bugün Bir Araya Geliyor

Toplumun Beyninden Kurtulmak

Köşe Yazıları 6 Temmuz 2016
389 Okuma
IMG_20160329_235545

Bayram AKIN | Odiyor Editörü

Toplumun bir beyni var ve bu beyin insanları istediği gibi şekillendiriyor, istediği yöne hareket ettiriyor ve nihayetinde  insanları robotlaştırıyor. Toplumun bu güçlerini elinden almak ya da toplumun beyninden sıyrılabilmek için mücadele etmek insanların var olma mücadelesinin en önemli gereği olarakkarşımızda durmaktadır. 

Toplumun var olan  bu beyni, insanların özgürlüğünü elinden alan mekanizma olarak karşımıza çıkmaktadır. Özgürlüğü elinden alınan bireyler de yaşamını, toplumun beyninde kaybeder ve kendisi yaşamamış olur. Toplum içinde yaşayan bazı insanlar bu oluşumun farkındadır ama genel anlamda insanların çoğu bu durmu kabullenip , toplumun beyninde kaybolmayı yeğlemiş durumda karşımıza çıkar. Toplumun beyninden çıkma düşüncesi hemen hemen her bireyin temel problemi olarak görülebilir ama bireylerin toplumun normlarından korkmaları, bu düşüncelerinin vasıfsız kalmasına neden olmaktadır.

Toplum denen oluşumun katı kurallarından sıyrılabilen birey, kendi öz varlığını yani özgürlüğünü bulacaktır. Toplumun komutlarıyla hareket eden robot rolünden çıkacak ve kendi yaşam çizgisinde, kendini var edecek sürecin içinde bulunacak güce ve yapılanmaya sahip olacaktır. Çünkü toplumun işlediği, değer biçtiği, yön verdiği, robotların (İnsanların) tamamı aynı kalıbın içinde ve aynı yaşam tarzının hüküm sürdüğü bir çerçeve içinde hapsedilmiş olarak yaşarlar.

Tek tiplilik, toplumun beyninde işlediği en güzel oluşum olarak karşımıza çıkar. Bu tek tiplilik için mücadele eden toplumun temel amacı varlığını bu süreçle devam ettirmektir. Bu da insan varoluşunun elinden alınması demek.  Varoluşu elinden alınmış birey, özgürlüğünü elinden almış olur. Özgürlüğü olmayan insanın, yaşamdan zevk alma gibi bir oluşumu da kalmaz. 

Herkesin aynı düşündüğü, aynı inandığı, aynı konuştuğu, aynı hareket ettiği, aynı giyindiği aynılaşma sürecinde yapılması gereken, toplumun bu oluşumları karşısında kararlı bir şekilde durmaktır. Toplumun beyni karşısındaki bu mücadele, kişi öz değerlerinin özgür kalmasının, kişi düşünme ve yaşayışının bağımsız olmasının kısaca kişinin “Ben sizin gibi değilim, benim bir yaşama biçimim, bir düşünce dinamiğim var” demesinin temel yolu olarak görülmektedir.

Bu düşünce sistemine sahip insan, toplumdan dışlanmakla karşı karşıya kalabilir ama kendi dünyasını, kendi yaşamını yönlendiren birey olarak var olur. Var olan birey,  toplumdan dışlanmışlığı kendisine bir engel olarak değil aksine kendi varoluşunun bir gereği olarak görür.  

Ben senden (toplumun beyni) bağımsızım ve senden hiç bir şey beklemiyorum, senin değer yargılarından soyutlandım diyebilmek insanı var eden manifesto/düşünce olarak karşımıza çıkar.

Toplumun beyninden bağımsız günlere…

Kaynak: Bayram AKIN
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

İlginizi Çekebilir
Ay Bunun Modası Geçti

Ay Bunun Modası Geçti

9 Temmuz 2016
740 Okuma
İnsanın İçindeki Canavar

İnsanın İçindeki Canavar

6 Temmuz 2016
396 Okuma
Daha Güzel Bir Yaşam Mümkün Mü ?

Daha Güzel Bir Yaşam Mümkün Mü ?

6 Temmuz 2016
373 Okuma
Bilimi Üretmek Lazım

Bilimi Üretmek Lazım

6 Temmuz 2016
370 Okuma
Değişen ve değişmeyen

Değişen ve değişmeyen

3 Temmuz 2016
357 Okuma