İstanbul’da Terör Saldırısı: ‘Şehit Sayısı 38’e Yükseldi’

İstanbul’daki Kazıda 1400 Yıllık Kalp ve Depresyon İlaçları Bulundu

Susurluk: Nüfusunun İki Katı İnsan ‘Tost’una Mola Veriyor

Başbakan Yıldırım ve Bahçeli Bugün Bir Araya Geliyor

Siteyi Kurduk, Dijital Reklam İşi N’olacak?

Köşe Yazıları 18 Temmuz 2016
354 Okuma

Yekta Atak‘ın yazısı:

digital-advertising-860x450_c-758x397

Malum, halkımız girişimci. Her gün yeni internet siteleri Türkiye’deki haberciliği kurtarmak üzere yola çıkıyor. Bu köşe ise başladığından beri haberciliğin ekonomi politiği konusunda anlamlı şeyler söyleme çabasında. Bugün de işin trajikomik vakalara en sık sahne olan tarafına değineceğiz: Mecraya reklam bulmak ve o reklamı doğru yere koymak.

Evet, mesele zor. Birçoğumuz bir haber odası işleyişini aksayarak da olsa oluşturabiliyoruz; peki dijital reklam. “Adsense çözer o işi abi” diyerek yola çıkanlar yanlışlardalar. Google’ın servisi geniş ağına, çeşitli alanlardan prestijli reklamverenlerine rağmen “gelir” bağlamında çoğu zaman verimli bir gelir profili ortaya çıkaramadığı ortada. Her şeyin ötesinde Türkiyeli okurun “klik başı fiyatı” düşük. Yanlış anlamayın, ben demiyorum Google diyor. Adsense alternatifleri ise meseleyi biraz daha karışık hâle getiriyor.


Adhood
ve benzeri servisler Türkiyeliler tarafından sıklıkla tercih ediliyor, arayüzleri çok zor değil, reklamını yayınladıkları firmalar bakımından “bir Adsense değil” statüsünde olsalar da en işlevli alternatif şimdilik onlar gibi görünüyor yarı-profesyonel ya da düşük tıklı yayıncılar için. Diyelim bu arkadaşlar arasında bir seçim yaptık, mecrayı bir networke bağladık, peki mesele burada bitiyor mu? Bitmiyor!

Diken, Zete, ODiyor, Jiyan, Dokuz8 vb. birçok site WordPress altyapısını kullanıyor. Şu kesin ki WordPress geliştirmek ve Adsense tipi uygulamaları entegre etmek için ideal bir koda sahip. Özelleştirmelere de izin verdiğinden sitenin her yeri reklam mecrasına dönüştürülebiliyor. Geçen günlerde Niemanlab web sitesinde yayınlanan bir analizde “Hacı, reklam iyi de biz T24’le Diken’le bir miyiz” sorusuna yanıt arayanlar için önemli bir kaynak sunuyor: Analizde yer alan ve Commscore’un araştırmasına dayanan verilere göre NYT ve benzeri elit siteler reklamı gösterdiği kitlelerden daha büyük ilgi ve klik oranı ile karşılık görüyor. Bu da bin kişi başına düşen görüntüleme maliyetlerini 20 dolar kadar artırıyor. Yani elit içerik sağlayan; kullanıcıyı içeriğe ciddi anlamda angaje eden web sitelerinde dijital reklam yayınlamak hem daha kârlı hem de daha efektif bir iş.

DCN olarak adlandırılan ve Online Yayıncılar Birliği (OPA) üyesi olan bu sitelerde içerik yayınlatmak maliyetli ama etkili ve Amerikan pazarında şu an bu girişimin 74 üyesi var. Yani tıpkı geleneksel reklam pazarı gibi burada da bazı mecralar öne çıkıyor ve durum Türkiye pazarında da her ne kadar fazla klik odaklı olsa da farklı değil. Özellikle networkler üzerinden değil de seçki üzerine reklam veren büyük reklamcıların bakış açısı belirli siteler üzerine kurulu. O sitelerin onlara yarar sağlayıp sağlamayacağını veya reklam angajmanlarının seviyesini çok da önemsemeden hareket ediyor ve reklamı “hoşlarına gidene” basıyorlar.

Hem reklamveren hem mecra için “hakkını veren” bir sistem oluşturabilmek için ise bizim daha çok okur davranışı odaklı çalışmalar yapmamız verilerimizi daha geniş bir bağlamda birbirimizle paylaşmamız şart. ABD’de geleneksel ve dijital reklam payları yerel medyalarda bile birbirini kovalar hâle gelmişken bu kaçak oyunlar, bayağı reklam stratejileri ile özellikle indie yayıncıların bir yere varamayacakları ortada.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

İlginizi Çekebilir
Ay Bunun Modası Geçti

Ay Bunun Modası Geçti

9 Temmuz 2016
740 Okuma
İnsanın İçindeki Canavar

İnsanın İçindeki Canavar

6 Temmuz 2016
396 Okuma
Daha Güzel Bir Yaşam Mümkün Mü ?

Daha Güzel Bir Yaşam Mümkün Mü ?

6 Temmuz 2016
373 Okuma
Bilimi Üretmek Lazım

Bilimi Üretmek Lazım

6 Temmuz 2016
370 Okuma
Toplumun Beyninden Kurtulmak

Toplumun Beyninden Kurtulmak

6 Temmuz 2016
388 Okuma
Değişen ve değişmeyen

Değişen ve değişmeyen

3 Temmuz 2016
357 Okuma